| Dünyayı bekleyen felaket |
|
|
Gore’un multimedya gösterisinin izleyicileri arasında günümüzün çevreci aktivistlerinden Laurie David ile film yapımcısı Lawrence Bender başı çekiyordu. New York ve Los Angeles’ta düzenlenen ve biletlerinin tamamı satılan gösterilerin ev sahipliğini üstlenen Laurie David, izlediği şovun kendisinde bıraktığı etkiyi şu sözlerle dile getiriyor:
“Asla göz ardı etmememiz gereken hayati uyarıyı yapmak için ülkeyi baştanbaşa dolaştığı için Al Gore’u günümüzün Paul Revere’si olarak nitelendiriyorum. Bu konudaki mesajını günümüzün ruhuna uygun şekilde vermek suretiyle küresel ısınma sorununa karşı adeta meydan savaşı başlattı. Bu konuda 40 yıldan fazla süredir araştırma yapmış birisi olarak şunu söyleyebilirim: Küresel ısınma konusunu şimdiye dek hiç kimse Al Gore’dan daha iyi anlayamadı, net şekilde ifade edemedi. Ancak ulaşılması gereken en küçük insan topluluğuna bile ulaşmak için yılda 365 gün yollarda kaldı.” Film yapımcısı Lawrence Bender’ın yorumu ise şöyle: “Gore’un yaptığı prezentasyonu izlediğim andan itibaren büyüleyici bir filme temel oluşturabileceğini düşündüm. Al Gore’un gündeme getirdiği üzücü gerçeğin çok daha büyük çapta deneyimlenmesi gerektiğinde hepimiz hemfikirdik.”
Hemen harekete geçen Laurie David ile Lawrence Bender, film endüstrisindeki yakın dostları olan Clio ödüllü yazar/yönetmen Scott Z. Burns ile bağlantı kurdular. İkilinin görüştüğü bir başka kişi de, özellikle sosyal konular üzerinde odaklanan heyecan verici filmlere imzasını atan ve 2005 yılında gösterime soktuğu “Good Night and Good Luck” ve “Syriana” gibi düşünce odaklı filmlerle beğeni toplayan Participant Productions’tan Jeff Skoll oldu.
Al Gore’un prezentasyonundan duyduğu heyecanı gizlemeyen Jeff Skoll, düşüncelerini şu sözlerle dile getiriyor: “Küresel ısınma konusunda çok şey bildiğimi sanıyordum. Uzun yıllardan beri üzerinde çalıştığım ve çok okuduğum bir konuydu. Ancak Al Gore’un prezentasyonunu gördüğüm andan itibaren düşüncelerim tamamen değişti. Ben bu konuya uzun vadeli bir sorun olarak bakıyor, önümüzdeki 20-30 yıl içerisinde bizi etkileyecek bir sorun şeklinde görüyordum. Ancak ortada çok daha acil bir durum olduğunu anladım. Al Gore’un prezentasyonundaki veriler, bu soruna müdahale etmemiz için önümüzde 5 – 10 yıl gibi bir süre olduğunu gösteriyor. Al Gore’un bu sunumunu her defasında 100 kadar insana gösterebildiğini düşünecek olursak, bu film sayesinde çok daha geniş kitlelere ulaşabileceğiz. Bu konuyu olabildiği kadar hızla gündeme taşımak zorundayız.” Al Gore’un düşüncelerini paylaşan yapımcılar da, yaklaşma olan küresel ısınma tehlikesinin her türlü partizan politikanın üstesinden gelecek güçte olduğunu düşünüyorlar. Yapımcı Scott Burns’un bu konudaki yorumu özetle şöyle:
“Dünyamızın bugün yüzyüze bulunduğu problemlerle ilgili 360 derecelik bakış açısı sağlayan iktidar pozisyonuna ulaştıktan sonra acı gerçeklerin farkına varan, politika dünyasından ayrıldıktan sonra kendisini bu problemlerin çözümüne adayan Al Gore’un verdiği kararlar beni derinden etkiledi. Al Gore’un verdiği bu karar kesinlikle politik değildi. Zaten bilim dünyasının, doğası gereği her türlü partizan manipülasyondan bağımsız olduğunu biliyoruz. Sunumunu gerçekleştirmek için sahneye çıkan Al Gore bizlerden oy istemiyor. Onun tek arzusu, dikkatlerimizi belli bir yöne çekmektir. Bunu başardığımız takdirde özgür irademizi değişim yönünde harekete geçirebiliriz.” Yapımcı Jeff Skoll ise şunları ekliyor: “Al Gore sunumunu son derece ilgi çekici ve özgün şekilde gerçekleştiriyor. Aynı anda hem eğlendirici, hem de ürkütücü olduğunu söyleyebilirim. Bence onun tek amacı, bu konuyu partizan politika alanından çekip çıkartmaktır. Küresel ısınma tehdidinin hangi boyutlara vardığı konusunda önümüze bilimsel veriler koyuyor. Farklı altyapıya sahip insanların kim olduğuna ve nereden geldiğine bakılmaksızın bu sorunla ilgilenmesini talep ediyor. Sonuçta küresel ısınma sorunu hepimizin yaşamını etkileyecek çapta büyük bir sorundur.”
Al Gore ile Soru-Cevap
Bir süreden beri global ısınma konusuyla yakından ilgileniyorsunuz. Hatta alarma geçmiş durumdasınız bile denilebilir. Bu konuya duyduğunuz ilgiyi gezici show’a dönüştürmeye karar vermenizin sebebi nedir?
GORE: Global ısınma konusundaki çalışmama 60’lı yılların sonlarında başladım. Bu konuda beni harekete geçiren kişi ise üniversite profesörlerimden Roger Revelle oldu. 1970’lerin sonunda seçimleri kazanarak ABD Temsilciler Meclisi’ne girdikten sonra Amerikan Kongresi’nde konuyla ilgili ilk oturumun organize edilmesine yardımcı oldum. 80’li yıllardan itibaren diğer ülkelerin liderleriyle görüşmelere başladım ve dünyanın dikkatini bu soruna çekmek amacıyla uluslar arası nitelikli bir yasa koyucular ağı organize ettim. İlk dönemde Amerikalı senatör sıfatıyla, daha sonra Başkan Yardımcısı olarak çeşitli müzakerelere katıldım. Bunlar arasında 1992 Rio de Janeiro Dünya Zirvesi ve 1997 Kyoto Protokolü müzakereleri vardı.
Yeni yapılan bilimsel çalışmalar onaylandıkça bu konuya olan ilgim giderek derinleşti. Krizin aciliyeti konusunda iletişimi sağlama görevini kendime misyon edinmem gerektiğini anlamaya başladım. Ancak henüz görevimi tamamlamış değilim. Küresel ısınma konusuyla ilgili daha etkin iletişimin nasıl sağlanacağını her gün daha iyi öğrenmekteyim.
Oğlunuzun başına gelen kazayı ve o kişisel olayın çok özel misyonunuzu nasıl etkilediğini anlatabilir misiniz?
GORE: Oğlumu kaybetme ihtimali bana çok sayıda dersler öğreten son derece acı verici bir deneyim oldu. Örneğin, acı verici olayların insanları birbirine bağladığı, bunun insan davranışlarının en gizemli boyutlarından birisi olduğunu o güne kadar hiç anlayamamıştım. Hissettiğim acının benzerini daha önceden deneyimlemiş insanlarla daha kolay bağlantı kurabildiğimi öğrendim. Ruhlar arasında gerçekleşen bu bağlantının geç
> Tüm özel dosyalar için tıklayınız