Film Arama


Özel Dosyalar

Kar ve Kaplan: Savaşın ortasındaki aşık!


Yedi Oskar adaylı “Hayat Güzeldir” filmiyle ünlenen Roberto Benigni yine yönetmenliğini, senaristliğini ve başrol oyunculuğunu kimseye kaptırmadığı filmi “Kar ve Kaplan”la bizi aşk dolu bir hikayenin içine sokuyor. Kadın başrol oyuncusu ise alışıldığı üzere 1983 yılında “Tu mi turbi” filminin çekimleri sırasında tanıştığı karısı Nicoletta Braschi.

Hikaye bu kez günümüze daha yakın, fakat havada savaş kokusu yine var; Irak savaşı. Ve etrafında tüm bunlar olurken iç dünyasına kapanmış şair Attilio, rüyalarının kadınının peşinde aşkı ararken kendini savaşın tam ortasında bulur!

Attilio’nun sevdiği kadını etkilemek için yaptığı sevimli yakınlaşma çabaları, kendini onun yoluna sermeleri bizi “Hayat Güzeldir”in mutluluk dolu ilk sahnelerine götürse de, kahramanımızın bu kez daha çetin bir cevize çattığını söylemekte fayda var.

Kendi hayatında da canlandırdığı karakterler kadar çılgın olan Roberto Benigni, 1952 yılında Misericordia’da doğdu. İçe dönük ve çekingen geçen çocukluk yıllarında tek tutkusu rahip olmaktı. Fakat hayatın onunla ilgili başka planları vardı. Devam ettiği din okulu sel felaketiyle yıkılınca, Benigni bu tutkusundan vaz geçti. Eğitimine muhasebe okuyarak devam etti. Ancak bu da onu fazla tatmin etmemiş olmalı ki, 1972 yılında, üç arkadaşıyla beraber oyunculukta şansını denemek üzere Roma’nın yolunu tuttu.

Önce tiyatro oyunculuğunu deneyen Benigni, bir süre sonra televizyonda görünmeye başladı. Ve bir gün beyazperdeye ilk adımını “Berlinguer Ti Volgio Bene” ile attı. Sinemanın rengarenk dünyasını çok sevmiş olmalı ki, yeni tutkusunu ne olursa olsun bırakmayacaktı.

Sinemada kendini kanıtladıktan sonra yönetmenlik için kollarını sıvayan Roberto Benigni, bir gün, 1997 yılında “Hayat Güzeldir”i çekti. Senaryosunu da yazdığı film, güldüren ve ağlatan iki bölümden oluşuyordu. Mutluluk ve kahkahalarla dolu renkli günler, acı ve karanlık içinde geçen kötü günler, kahraman ise ne olursa olsun enerjisini ve umudunu yitirmeyen güçlü ve kararlı bir adam! Nazi esir kampında iki yılını geçiren bir babanın çocuğu olan ve bunun da etkisiyle güçlü bir film yapan Benigni, “Hayat Güzeldir”le yedi dalda Oskar’a aday oldu. En iyi erkek oyuncu ödülü ile aynı zamanda da bir ilki gerçekleştirmişti. İngilizce dışında bir dil konuşup, bu ödülü alan tek kişiydi o!

Benigni, “Hayat Güzeldir” ile Oscar dışında pek çok ödül daha aldı. Bu filmle adı duyulan yönetmen başarılı işler yapmaya devam ediyor.

Son filmi “Kar ve Kaplan” ile ilgili “Uzun zamandır yapmayı istediğim bir filmdi” diyen Benigni devam ediyor, “Proje ardında aşk dışında hiçbir amaç ve düşünce taşımıyordu. Hikayemin kahramanları dünyadaki en yıkıcı, en büyük ve en devrim yaratan duygu ile bileylenmişlerdi...Aşk... Bu projede gerçekleştirmek istediğim kar kadar saf kaplan kadar acımasız ve vahşi bir duyguyu anlatmaktı. Aşk bir insanın uğruna ölebileceği yegane duygudur... ama gerçekten sevdiği uğruna ölmekten bahsediyorum. Ve düşünün ki bu adamın ölümü göze alacak kadar sevdiği kadın onun gibi garip bir adamla hiçbir şekilde alakadar bile olmak istemiyordu.Eksantrik ve duygusal, hayata yalnızca şiirlerle bağlı ve bununla geçinen ve kendi kalbini daha hızlı çarptıracak bir kelimenin, şiir seven ve okuyan diğer insanları da aynı heyecana taşıyacağını ümit ederek yaşayan bir adam...Ne yazık ki bu adam yalnızca ölümü göze aldığı o kadının kalbinde bir heyecanı yaratamamaktadır. Oysa o heryerde onu takip etmekte, her yerde onunla konuşmakta, her gününü onunla geçirmekte, onun için çamaşırlarını giyinmekte ve o kadının da kendisi için giyinmesini istemekte, onunla hiç vazgeçmeden iletişim kurmaya çalışmakta, ölümsüz aşkını ona anlatmak için durmadan uğraşmaktave onu yaşamaktadır... Aşk budur... Şiirlerini yazarken yaşadığına yalnızca o var diye sevinmektedir... Hayat onunla güzeldir ve öldüğünde bile hep yaşamanın nasıl bir şey olduğunu onunla hatırlayacaktır. Delicesine , ölesiye sevdiğinin kadının hayatını bir saniye daha uzatabilmek için savaşın ortasında hiçbir kuralı tanımadan, mayınlı arazilerde koşarak, kafasına bombalar yağarken , deve sırtında , yol barikatlarında hep bir tek saniye daha diyerek koşturan bir şairin aşkını anlattım. Zira onun için sevdiği kadının ölümü tüm dünyanın ölümü demektir. Umarım bu hikaye insanlara sürprizler, baştan çıkarışlar, rahatsız edici düşünceler,eğlence ve hareket getirir. Tabii hepsini birden istemek biraz fazla oluyor ama...Hiç önemli değil bu saydıklarımdan yalnızca biri bile olsa bu film için iyi bir şey yaptık demektir.”

Arzu Dedeoğlu

> Tüm özel dosyalar için tıklayınız






Diğer Özel Dosyalar
Quentin Tarantino - BÖLÜM VII: Bir Zamanlar Çok Uzaklarda…
BÖLÜM VII: Bir Zamanlar Çok Uzaklarda… 2008 yılının ortalarında Brad Pitt in bir Tarantino filminde görünecek olması dünyada sinema seven h devamy...
Quentin Tarantino - BÖLÜM VI: Dublörler de Kızar
BÖLÜM VI: Dublörler de Kızar Seneler 2007 ye geldiğinde filmografisinde tam da nerede duracağını kestiremeyeceğimiz, ne masal ne gerçek bir film devamy...
Quentin Tarantino - BÖLÜM V: Büyüklere Masallar
BÖLÜM V: Büyüklere Masallar Bu andan itibaren büyüyen çocuk, artık masallar anlatmak istedi ve olmayan yerlerde olmayan adamların olmayan hikayel devamy...
Quentin Tarantino - BÖLÜM IV: Ben Büyüdüm

BÖLÜM IV: Ben Büyüdüm Sene 1997’yi gösterirken, bir diğer Elmore Leonard eseri “Rum Punch“, Quentin Tarantino’ya esin kay devamy...
Quentin Tarantino - BÖLÜM III: Yükte de Pahada da Ağır Roman
BÖLÜM III: Yükte de Pahada da Ağır Roman Tarihler 1994’ü gösterdiğinde, sinema tarihindeki en ilginç deneyimlerden birini yaşar izleyiciler devamy...
Quentin Tarantion - BÖLÜM II: Köpek Mezarlığı
BÖLÜM II: Köpek Mezarlığı İki enfes senaryosunu satan Tarantino, sıranın kendisine geldiğine karar verir. Önce siyah beyaz ve kendi arkadaş grubuyl devamy...
Quentin Tarantino - BÖLÜM I: Elmayı Ben Isırdım
Quentin Tarantino: Bir Sinematografik Devrim Hazırlıksız yakalanan herşey gibi, sanatsal devrimler de öyle yer ederki belleklerde, maruz kalan, ist devamy...
Bir Film ve Bir Soundtrack İncelemesi : Le fabuleux destin d'Amelie Poulain
Bir Film ve Bir Soundtrack İncelemesi : Le fabuleux destin d'Amelie Poulain O, sizin de hayatınızı sonsuza dek değiştirebilir... Asabi ve otor devamy...
Bergman anısına...
Bergman’ın filmleri umudunu yitirmiş, hüzünlü bir dünyanın ve kendi çocukluğunun psikolojik analizleriyle dolu. Karakterleri parçalanmış, kriz devamy...
Antonioni: 'Blow-Up'
Thomas, Londra metropolünde sıkılarak ordan oraya savrulan, genç ve ünlü bir fotoğrafçıdır; çekimlerde birlikte çalıştığı modellerde en az k devamy...

> Tüm özel sinema dosyaları...